×

bileşik

  1. İki ya da daha çok sözcüğün dilin kuralları doğrultusunda bir araya gelerek bir gösterileni adlandıran ve anlamını bileşenlerinin oluşturduğu, baş öğesi ad, eylem, ya da başka bir sözcük sınıfından olan sözcüksel yapı; örneğin, çocuk şapkası, deniz kenarı, bakakalmak, yapadurmak, verivermek, İngilizce’de linguistics book, bus stop.
    İngilizce compound
    Fransızca composé, m
    Almanca Komposition, f

kimyasal bileşik

  1. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok elementten oluşan ve bunlardan farklı fiziksel ve kimyasal özellikler gösteren saf madde.
    Eşanlam:  bileşik
    İngilizce chemical compound
    Fransızca composé chimique, m
    Almanca chemische Verbindung, f