boşluk
-
Bilgi işlemede bir kayıt ortamındaki kullanımı serbest bölge.
İngilizce spaceFransızca espace, mAlmanca Spatium, n
-
Yazılı belgelerde metin işlemede ya da ekranda herhangi bir karakter basılmadan yazıcının bir ya da birkaç satır ilerlemesi.
Eşanlam: yazı boşluğu
-
Sayısal iletimde herhangi bir işaret gönderilmeden diğer bir deyişle boşluk gönderilerek işaretin yokluğu aracılığıyla “0” bit değerinin belirtilmesi.
Eşanlam: boş işaretİngilizce spaceFransızca espace, m; repos, mAlmanca Leerstelle, f
boş hacim
-
Bir malzemede genellikle uygun olmayan imalat koşullarından veya mikro boşluk ya da çatlakların birleşmesiyle ortaya çıkan, gerilmeler altında büyüyebilen ve/veya çatlaklara yol açan, malzemenin mekanik özelliklerini olumsuz etkileyen, içi hava veya başka bir gazla dolu üç boyutlu boşluk.
Eşanlam: boşlukİngilizce void; pore; pore voidFransızca vide, m; poche, fAlmanca Pore, m
vakum
-
Konservelerde tepe boşluğundaki ve ürünün dokularında bulunan hava ve gazların uzaklaştırılması sonucu ulaşılan atmosfer basıncından daha düşük bir basınç değeri.
İngilizce vacuumFransızca vide, mAlmanca Vakuum, n
-
Kuramsal olarak içinde madde olmayan uzay.
Eşanlam: boşluk
-
Pratik olarak basıncın normal atmosferik basınçtan, etkileşmelerin ihmal edilebileceği denli düşük olması durumu.
Eşanlam: boşluk