×

boşluk

  1. Bilgi işlemede bir kayıt ortamındaki kullanımı serbest bölge.
    İngilizce space
    Fransızca espace, m
    Almanca Spatium, n
  2. Yazılı belgelerde metin işlemede ya da ekranda herhangi bir karakter basılmadan yazıcının bir ya da birkaç satır ilerlemesi.
    Eşanlam:  yazı boşluğu
  3. Sayısal iletimde herhangi bir işaret gönderilmeden diğer bir deyişle boşluk gönderilerek işaretin yokluğu aracılığıyla “0” bit değerinin belirtilmesi.
    Eşanlam:  boş işaret
    İngilizce space
    Fransızca espace, m; repos, m
    Almanca Leerstelle, f

boş hacim

  1. Bir malzemede genellikle uygun olmayan imalat koşullarından veya mikro boşluk ya da çatlakların birleşmesiyle ortaya çıkan, gerilmeler altında büyüyebilen ve/veya çatlaklara yol açan, malzemenin mekanik özelliklerini olumsuz etkileyen, içi hava veya başka bir gazla dolu üç boyutlu boşluk.
    Eşanlam:  boşluk
    İngilizce void; pore; pore void
    Fransızca vide, m; poche, f
    Almanca Pore, m

vakum

  1. Konservelerde tepe boşluğundaki ve ürünün dokularında bulunan hava ve gazların uzaklaştırılması sonucu ulaşılan atmosfer basıncından daha düşük bir basınç değeri.
    İngilizce vacuum
    Fransızca vide, m
    Almanca Vakuum, n
  2. Kuramsal olarak içinde madde olmayan uzay.
    Eşanlam:  boşluk
  3. Pratik olarak basıncın normal atmosferik basınçtan, etkileşmelerin ihmal edilebileceği denli düşük olması durumu.
    Eşanlam:  boşluk