×

öncül

  1. Bir çıkarımda veri durumunda olan önermeler.
    İngilizce premise; premiss
    Fransızca prémisse, f
    Almanca Prämisse, f; Voraussetzung, f
  2. Mantıkta, bir çıkarımın varsayımlar kümesini oluşturan önermelerden her biri.
  3. Bir sıralamada herhangi bir ögeden bir önce gelen öge.
    Eşanlam:  prekürsör
    İngilizce predecessor
    Fransızca prédécesseur, m
    Almanca Vorgänger, m
  4. Yazılımda bir bileşenin, birimin, yazılım parçasının ya da iletişimde kullanılan bir bilgi paketinin önünde yer alan ve izleyen bölümün içeriği ya da biçimiyle ilgili olarak okuyucuya ya da işleyiciye hazırlık bilgisi veren ön bölüm.
    İngilizce preamble
    Fransızca préambule, m
    Almanca Präambel, f
  5. Bir iş ögesinin yapılmaya başlanabilmesi için kesinlikle bitirilmiş olması gereken iş ögesi veya ögeleri.
    İngilizce predecessor
    Fransızca prédécesseur, m
    Almanca Vorgänger, m
  6. Ardışık tepkimelerde, her tepkime adımından önce gelen tepkime adımının ürünleri.
    İngilizce precursor
    Fransızca précurseur, m
    Almanca Präkursor, m
  7. Bir adılın sıralı bağıntıda kendinden önce gelen ve gönderme yaptığı öğe; örneğin, Ahmeti [polisin onui takip etmesinden] hoşlanmadı tümcesinde o-nu adılının öncülü Ahmet'tir.
    İngilizce antecedent
    Fransızca antécédent, m
    Almanca Antezedent, n, Beziehungswort, n