×

sırt

  1. İmgelerde iki koyu bölgeyi birbirinden ayıran daha ışıklı kalın çizgi.
    İngilizce ridge
    Fransızca crête, f
  2. Genellikle tepe ya da dağ silsilesinden oluşan, doruk çizgisinin kesintisiz ve uzunca devam ettiği arazi üzerindeki kısım.
    Eşanlam:  dağ sırtı
    İngilizce mountain ridge; ridge
    Fransızca crête montagneuse, f; dorsale, f; ride, f
    Almanca Gebirgskamm, m
  3. Genellikle tepe veya dağların üst kısımlarının aşınmasıyla, nadiren de farklı bir şekilde oluşmuş, birbirine göre zıt yönde eğimli iki yamacı bulunan uzun, dar yeryüzü çıkıntısı.
  4. Topoğrafya haritalarında eşyükselti eğrilerinin V veya U harfine benzer şekilde büküldüğü ve bu eğrilerin değerlerinin V veya U’nun kollarının birleştiği tarafa doğru azalarak gittiği kesimler.

lastik sırtı

  1. Araba lastiğinin yol yüzeyiyle temas eden, yola tutunmayı, yol çekişini, su atmayı, soğumayı sağlayan kanallar ve bloklar gibi dokudan oluşan kauçuk dış kısmı.
    Eşanlam:  sırt
    İngilizce tread; tyre tread; tire tread
    Fransızca bande de roulement, f; bande de roulement de pneu, f; semelle, f
    Almanca Reifenlauffläche, f; Reifenprofil, n