×

ambiguity

anlam belirsizliği

  1. Bir sözdizimsel yapının soyutlamada birden fazla anlambilimsel yorumlamasının bulunması; örneğin, Ali annesini sever tümcesinde anne Ali'nin annesi olabileceği gibi bir başkasının annesi de olabilir, İngilizce’ Visiting professors can be boring tümcesinde, ziyareti yapan profesörün kendi de olabilir, biri profesörü ziyaret ediyor da olabilir.
    Eşanlam:  anlamsal bulanıklık
    İngilizce ambiguity; semantic ambiguity
    Fransızca ambigüité, f; ambigüité sémantique, f
    Almanca semantische Ambiguität, f

belirsizlik

  1. Olasılıkta, önceki istatistiklere dayanarak olasılığın hesabındaki hata payı.
    İngilizce ambiguity; uncertainty
    Fransızca ambiguïté, f; incertitude, f
    Almanca Unbestimmtheit, f; Ungewissheit, f
  2. Çalışma koşullarında ve dış etkenlerde oluşabilecek önceden belirlenemeyen değişimlerin mühendislik sistemlerinde yaratacağı ve kestirilemeyen sapmalar.
  3. Belirli bir karar sürecinde, çevresel etmenlerin başarı ve başarısızlığını nasıl etkiyeceği, kararın yanlış olması durumunda sonuçların ne olacağı gibi faktörlerin tam olarak bilinememesi.
  4. Mühendislik ve doğa bilimlerinde, bir kuralın ya da olgunun geçerliliğine duyulan kuşku.

muğlaklık

  1. Karar alma kuramında, nihai çıktıları belirleyen olasılık dağılımının karar alıcı tarafından bilinmediği durum
    İngilizce ambiguity
    Fransızca ambiguïté, f, f
    Almanca Ambiguität, f
  2. Belirli bir karar sürecinde, çevresel etmenlerin başarı ve başarısızlığını nasıl etkiyeceği, kararın yanlış olması durumunda sonuçların ne olacağı gibi faktörlerin tam olarak bilinememesi
  3. Anlaşılması güç, karışık, çapraşık olan.