bar
bar
-
Yeryüzünde 450 enlemde, 0 0C sıcaklıkta 750,07 mm lik cıva sütununun tabanına uyguladığı ve 105 Pascal’a eşit basınç birimi.
İngilizce barFransızca bar, mAlmanca Bar, n
boyunduruk
-
Doğru akım elektrik motorlarında, temel işlevi manyetik devreyi kapatmak olan, genellikle bir sargı taşımayan sabit ferromanyetik kısım.
İngilizce yokeFransızca culasse, fAlmanca Joch, n
- Katot ışın tüplerinde elektron demetinin yönlendirilmesi ve odaklanması için hazırlanan elektromanyetik sargılar.
- Çift süren veya araba, kağnı, saban, pulluk, dögeni çekebilmeleri için hayvanların boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember veya çatal.
-
Galeri ağaç tahkimatlarında iki ucu yan ve tavan basıncını karşılayacak şekilde çintili olarak hazırlanıp yan direkler üzerine yerleştirilen kiriş.
İngilizce bar; cap; roofFransızca linteau, mAlmanca Kappe, f
çubuk
-
Silindir şeklinde som eleman.
İngilizce bar; rodFransızca barre, f; tige, f; tringle, fAlmanca Lenker, m; Stab, m
-
Uzunluğu enkesit boyutlarına kıyasla birkaç kat daha büyük olan ve yük etkisindeki davranışı genelde tek bir çizgi için yazılan bağıntılarla tanımlanan bir boyutlu yapı elemanı.
Eşanlam: tij
metal çubuk
-
Daire, kare, altıgen vb. biçimli birörnek kesitli, haddeden geçirilmiş metal parça.
İngilizce barFransızca barre, fAlmanca Stange, f
- Uzunluğu enkesitine göre çok daha büyük olan, genellikle metal olan parça.
sualtı seti
-
Bir nehir veya haliç ağzında veya plaja yakın bir uzaklıkta ya da açık denizde, dalga veya akıntıların etkisiyle pekleşmemiş kum, çakıl veya diğer kırıntılardan oluşan, bazıları birkaç kilometre kalınlık ve onarca kilometre uzunlukta olabilen, deniz ve nehir ulaşımını engelleyen setler.
Eşanlam: barİngilizce bar; bar-finger sandFransızca barre, fAlmanca Bar, f