coalescence
bütünleşme
-
Birbiri etrafında dönen nötron yıldızları veya karadeliklerin birbirlerine kütleçekim etkisiyle giderek yaklaşarak, süpernova patlaması sonucunda tek bir karadelik oluşturacak şekilde bir araya gelmeleri.
İngilizce coalescenceFransızca coalescence, fAlmanca Koaleszenz, f
-
Özne veya tümlecin sözdizimsel olarak eylemle bütünleşerek tek bir dilsel birim oluşturması; örneğin Beni arı soktu tümcesinde özne-eylem, Ali’ye araba çarptı tümcesinde ve kitap oku, yazı yaz yapılarındaki tümleç-eylem bütünleşmesi.
İngilizce incorporationFransızca incorporation, fAlmanca Inkorporation, f; Nominalinkorporation, f
ses kaynaşması
-
Bir sözcükte birbiri ardından gelen iki birimin, birbirinden ayırt edilemeyecek biçimde birbirine kaynaşması; örneğin, İngilizce’de issue /isyu/> [iʃu].
İngilizce fusion; coalescenceFransızca coalescence, f
toplaşma
-
Bilgisayarda, bitişik boş bellek alanlarının bir bütün haline getirilmesi; bütünleştirme.
İngilizce coalescenceFransızca coalescence, fAlmanca Koaleszenz, f
- Kimyada, aynı bileşime sahip yan yana iki faz bölgesinin bütünleşerek daha büyük, tek bir faz bölgesi yaratması.
- İki veya daha fazla parçacığın, kabarcığın ya da bulut damlasının temas sonucunda tek bir parçacık, kabarcık ya da bulut damlası oluşturması.