×

coalescence

bütünleşme

  1. Birbiri etrafında dönen nötron yıldızları veya karadeliklerin birbirlerine kütleçekim etkisiyle giderek yaklaşarak, süpernova patlaması sonucunda tek bir karadelik oluşturacak şekilde bir araya gelmeleri.
    İngilizce coalescence
    Fransızca coalescence, f
    Almanca Koaleszenz, f
  2. Özne veya tümlecin sözdizimsel olarak eylemle bütünleşerek tek bir dilsel birim oluşturması; örneğin Beni arı soktu tümcesinde özne-eylem, Ali’ye araba çarptı tümcesinde ve kitap oku, yazı yaz yapılarındaki tümleç-eylem bütünleşmesi.
    İngilizce incorporation
    Fransızca incorporation, f
    Almanca Inkorporation, f; Nominalinkorporation, f

ses kaynaşması

  1. Bir sözcükte birbiri ardından gelen iki birimin, birbirinden ayırt edilemeyecek biçimde birbirine kaynaşması; örneğin, İngilizce’de issue /isyu/> [iʃu].
    İngilizce fusion; coalescence
    Fransızca coalescence, f

toplaşma

  1. Bilgisayarda, bitişik boş bellek alanlarının bir bütün haline getirilmesi; bütünleştirme.
    İngilizce coalescence
    Fransızca coalescence, f
    Almanca Koaleszenz, f
  2. Kimyada, aynı bileşime sahip yan yana iki faz bölgesinin bütünleşerek daha büyük, tek bir faz bölgesi yaratması.
  3. İki veya daha fazla parçacığın, kabarcığın ya da bulut damlasının temas sonucunda tek bir parçacık, kabarcık ya da bulut damlası oluşturması.