×

compound

bileşik

  1. İki ya da daha çok sözcüğün dilin kuralları doğrultusunda bir araya gelerek bir gösterileni adlandıran ve anlamını bileşenlerinin oluşturduğu, baş öğesi ad, eylem, ya da başka bir sözcük sınıfından olan sözcüksel yapı; örneğin, çocuk şapkası, deniz kenarı, bakakalmak, yapadurmak, verivermek, İngilizce’de linguistics book, bus stop.
    İngilizce compound
    Fransızca composé, m
    Almanca Komposition, f

tamlama

  1. Ele alınan bir M metrik uzayı için, M yi kapsayan ve içinde M nin yoğun olduğu bir tam uzay kurma.
    Eşanlam:  eksiksizleme
    İngilizce completion
    Fransızca complétion, f
    Almanca Komplettierung, f; Vervollständigung, f
  2. İki ya da daha çok sözcüğün dilin kuralları doğrultusunda bir araya gelerek bir gösterileni adlandıran ve anlamını bileşenlerinin oluşturduğu, baş öğesi ad, eylem, ya da başka bir sözcük sınıfından olan sözcüksel yapı; örneğin, çocuk şapkası, deniz kenarı, bakakalmak, yapadurmak, verivermek, İngilizce’de linguistics book, bus stop.
    İngilizce compound
    Almanca Komposition, f; Wortzusammensetzung, f; mot composé, m
  3. Baş öğe olarak ad sınıfından bir öğenin bulunduğu, iki ya da daha çok sözcüğün dilin kuralları doğrultusunda bir araya gelerek bir gösterileni adlandıran ve anlamını bileşenlerinin oluşturduğu, bilişsel sözlükte listelenmeyen sözcüksel yapı; örneğin, çocuk şapkası, deniz kenarı, İngilizce’de brown bag lunch, vegetable pattie.
    Eşanlam:  ad tamlaması
    İngilizce noun compound
    Fransızca nom composé, m
    Almanca Komposition, f; Namenzusammensetzung, f