×

depression

alçak basınç merkezi

  1. Meteorolojide, bağıl olarak düşük barometrik basınca sahip, kapalı izobarlar ile çevrili, rüzgârların Kuzey Yarımküre’de saatin ters (Güney Yarımküre’de saat) yönünde ve içine doğru eserek döndüğü, havanın yükseldiği, genellikle bulutlu ve yağışlı havayı temsil eden alan.
    Eşanlam:  alçak basınç alanı; siklon
    İngilizce cyclone; depression; low pressure area; low pressure system; low pressure zone
    Fransızca dépression, f; zone de basse pression, f; zone de dépression, f; cyclone, m
    Almanca Zyklon, m; Tief, n; Tiefdruckgebiet, n

çöküntü

  1. Topoğrafik olarak çevresinden daha düşük seviyede olan alan.
    İngilizce depression
    Fransızca dépression, f
    Almanca Depression, f; Senke, f

ekonomik çöküntü

  1. Üretim ve istihdamda keskin ve uzun süreli düşüşün, iflasların ve talep daralmasının görüldüğü ağır bunalım evresi; fiyat ve ücretlerde aşağı yönlü baskı yaratır; ekonominin toparlanması uzun süre alabilir.
    İngilizce economic depression; depression
    Fransızca dépression, f; dépression économique, f
    Almanca Depression, f; Wirtschaftskrise, f
  2. Ekonomik faaliyetlerin uzun süreli ve derin bir şekilde durgunlaştığı; üretim, yatırım ve verimliliğin ve yenileşimin ciddi biçimde azaldığı, işsizliğin yüksek düzeylere ulaştığı, iflasların yoğunlaştığı, yıllarca süren, ekonomik bunalım durumu; örneğin, 1973’lerde petrol kriziyle tetiklenen üretim modelinde yenileşim eksikliğinden ortaya çıkan tıkanma, büyük şirketlerin kendilerini yenileyememesi, Fordist üretim modelden post-Fordist üretime geçilmesi, üretimin tek bir fabrikada değil de farklı küçük üreticilere dağıtılması, müşteriye özgü tasarım esnekliğinin sağlanması.
    Eşanlam:  ekonomik çöküş; ekonomik buhran
    İngilizce economic depression
    Fransızca dépression économique, f
    Almanca wirtschaftliche Depression, f