×

gorge

boğaz

  1. Denizleri veya gemilerin yüzdüğü suları birbirine bağlayan gemi trafiğine elverişli dar suyolu.
    İngilizce straits
    Fransızca détroit, m
    Almanca Meerenge, f
  2. Dağların arasında yer alan, çok dik yamaçlı, dar, genelde dibinde bir akarsu olan vadi.
    Eşanlam:  derbent
    İngilizce gorge; mountain gorge
    Fransızca gorge, f
    Almanca Felsschlucht, f

kanyon

  1. Yerkabuğu hareketlerine bağlı olarak yükselen vadi tabanının önceki konumunu kazanıncaya kadar, sularla hızla aşındırılmasıyla ya da karstik alanlarda çözünmesi-çökmesi sonucu oluşan dar, dik yamaçlı, derin vadi.
    Eşanlam:  kapuz
    İngilizce canyon; gorge
    Fransızca gorge, f; canyon, m; cañon, m
    Almanca Erosionsschlucht, f; Canyon, m; schluchtförmiges Erosionstal, n