×

joint

artikülasyon

  1. Eklembacaklı canlılarda, dış iskelet bölütlerinin birbirlerine bağlandığı eklem, girinti veya dikiş.
    İngilizce articulation; joint
    Fransızca articulation, f; jointure, f
    Almanca Gelenk, m

birleşim bölgesi

  1. Yapı elemanlarının birleştiği noktaların yakınındaki geçiş bölgesini tanımlayan, yapıda sürekliliğin sağlanması için çoğu zaman tasarımında özel dikkat isteyen bölge.
    İngilizce connection; joint
    Fransızca joint, m
    Almanca Rahmenknoten, m

derz

  1. İki farklı malzemenin veya bir malzemenin ayrı çalışan parçalarının rijit olarak veya sıcaklık değişimine bağlı harekete izin verecek şekilde birleştirildiği ve genelde emniyet, çatlamayı engelleme, estetik, ses ve su yalıtımı vb. sebeplerle bırakılan boşluk.
    İngilizce joint; joint gap
    Fransızca espace de joint, m; joint, m
    Almanca Fuge, f; Stoßfuge, f
  2. Seramik, fayans, mermer, granit, ahşap vb. malzemelerin döşenmesi, birleştirilmesi, bağlanması sırasında yapısal sebeplerle aralarında bilinçli olarak bırakılan boşluk.
  3. Yığma duvarlarda taş, tuğla, kerpiç, briket gibi malzemelerin harç ile doldurulup birleştirildiği ve mala çekilerek düzeltildiği görünür aralık.

eklem

  1. Hareket eden iki ya da daha çok parçanın hareket edebilme özelliklerini kaybetmeden birbirine bağlanmasını sağlayan mekanik eleman.
    Eşanlam:  mafsal
    İngilizce joint
    Fransızca joint, m
    Almanca Gelenk, n
  2. Kayaçlarda, sistematik bir geometride, çok sayıda ve biri birine koşut olarak, kısmen eşit uzaklıkta veya belli bir simetride oluşan, araları birkaç milimetreden daha az açılmış, önemli bir yerdeğişimin olmadığı çatlak takımı.
    İngilizce joint
    Fransızca diaclase, f; joint, m
    Almanca Kluft, f