×

juncture

birleşme noktası

  1. Konserve teneke kutularında kapak kenedi veya dip kenedinin yan kenetle veya dikişle birleştiği nokta.
    İngilizce juncture
    Fransızca jointure, f
    Almanca Verbindungsstelle, f

kavşak

  1. Farklı istikametlerdeki hemzemin yolların birbiri ile aynı düzlemde kesiştiği, farklı yönlerden gelen araçların emniyetle birbirlerinin güzergâhlarından geçtiği veya yön değiştirdiği bölge.
    İngilizce intersection; junction
    Fransızca intersection, f; croisement, m
    Almanca Straßenkreuzung, f; Kreuzpunkt, m
  2. İki seslem arasında veya bir tümce ya da sözcede sözdizimsel ya da sözlüksel birimler arasında anlam ayırıcı işlev taşıyan kısa sessizlik; örneğin, Balı // kaldır ! (peynir ya da reçeli değil!) ve Balık// aldır! (tavuk ya da dana eti değil!); İngilizcede’de “that stuff" /ðæt.stʌf/ ve "that's tough" /ðæts.tʌf/; "fork handles" ve "four candles".
    İngilizce juncture
    Fransızca jointure, f; joncture, f
    Almanca Junktur, f