pit
çukurcuk
-
Lazer ışınlı optik kayıt ortamlarında yansıtırlığı farklı olduğu için varlığı veya yokluğu {0,1} bit değerlerine karşılık gelen küçük yüzey girintisi.
Eşanlam: oyukçukİngilizce pitFransızca microcuvette, fAlmanca Pit, m
-
Metal yüzeylerde kimyasal yenim ya da birörnek olmayan elektrolitik çökelme sonucunda meydana gelen çukurcuklar.
İngilizce pitFransızca microcuvette, f; piqûre de corrosion, fAlmanca Lochfraß, m
-
Pişirilmiş emaye veya sır yüzeyinde görülen derin küresel göçük.
İngilizce dimpleFransızca dépression de l'émail, fAlmanca Versenkung, f; Durchdruck, m; Grübchen, n
geçit
-
Alan etkili transistörlerde kontrol geriliminin uygulandığı elektrod.
İngilizce gateFransızca grille, fAlmanca Gatter, m
- Tristor ve triaklarda kontrol elektrodu.
-
Mimaride, anatomide vb. bir şeyin geçmesi için tasarlanmış ya da oluşmuş kanal, oluk, yol.
İngilizce passage; passagewayFransızca voie de passage, f; passage, mAlmanca Durchgang, m
-
İkincil hücre duvarında, derinlikleri, genişlikleri ve yapıları bakımından farklılaşmalar gösteren küçük yuvarlak ya da oval şekilli, hücre arası sıvı geçişini sağlayan ve basit, kenarlı ve yarı kenarlı olarak sınıflandırılan odacıklar.
İngilizce pitFransızca ponctuation, fAlmanca Tüpfel, m
kum boşluğu
-
Kaba taşlama esnasında cam yüzeyinde oluşan, daha sonra yapılacak ince taşlama ve parlatma işlemleriyle de giderilemeyen küçük oyuk.
İngilizce pit; sand holeFransızca piqûre, f; trou de piqûre, m; trou de sable, mAlmanca Sandloch
obruk
-
Karstik alanlarda, genellikle kırıkların kesiştiği noktalarda, yüzey sularının etkisiyle kireçtaşlarının çözünmesi sonucu yeraltı boşluklarının çökmesiyle oluşan, çapları ve derinlikleri genellikle birkaç metre ile birkaç yüz metre arasında değişen, düşey ya da düşeye yakın, baca veya kuyu biçiminde karstik oluşum.
İngilizce pit; pit cave; pot; shaft cave; vertical caveFransızca abîme, m; aven, m; chourum, m; gouffre, mAlmanca Schacht, f; Schachthöhle, f