×

sink

kokurdan

  1. Karstik ortamlarda, kireçtaşlarının çözünmesi sonucu yüzey sularının yeraltı suyu sistemine geçişini sağlayan, düşey ya da düşeye yakın, birkaç metre ile 200 metre arasında değişen çap veya genişlikte, yuvarlağımsı veya elips şeklinde derin çukur.
    Eşanlam:  dolin
    İngilizce doline; shakehole; sink; sinkhole
    Fransızca doline, f
    Almanca Doline, f; Schwinde, f; Erdfall, m; Karstdoline, m; Karstschlot, m; Karsttrichter, m; Schlundloch, n

yutak

  1. Sindirim sisteminin, burun boşluğu ve özofagus arasında bulunan ve kuvvetli kaslarla desteklenen bölümü.
    Eşanlam:  farenks
    İngilizce pharynx
    Fransızca pharynx, f
    Almanca Pharynx, m; Schlundkopf, m
    Latince Pharynx
  2. Elektrik, elektronik devreleri veya veri iletişim topolojilerinde, başka bir düğümden ya da aygıttan veri ya da işaret alan düğüm ya da aygıt.
    İngilizce sink
    Fransızca noeud collecteur, m; noeud récepteur, m; puit, m
    Almanca Senke, f
  3. Yönlü bir çizgede hiçbir çıkış ayrıtı olmayan düğüm.
    İngilizce sink
    Fransızca puit, m
    Almanca Senke, f

yutak düğümü

  1. Bir N ağında, çıkış derecesi 0 olan v düğümü.
    İngilizce sink; sink vertex
    Fransızca puits, m; sommet puits, m
    Almanca Senkeknoten, f