×

stack

baca

  1. Madencilikte cevher veya kömür damarı içerisinde oluşturulan her türlü yeraltı açıklığı.
    İngilizce stope
    Fransızca chantier d'abattage, m; chantier d'extraction, m
    Almanca Strosse, f
  2. Ateşin, motorların yanma gazlarının, gaz oluşumuna yol açan tepkime atıklarının ortamdan uzaklaştırması için yapılan çelik, tuğla, betondan dikey yapı.
    İngilizce chimney; smokestack; stack
    Fransızca chemineé, f
    Almanca Schornstein, m

istif

  1. Belli ölçütlere göre farklı yüklerden oluşturulan yük yığını.
    İngilizce stack
    Fransızca gerbage, m
    Almanca Stapel

tokurcun

  1. Biçilerek veya yolunarak hasat edilen bazı bitkilerin bağlanarak demetler haline getirilmesi ve bu demetlerin 3-5 tanesinin birbirine destek yapılarla kurutmak amacıyla tarlada bırakılması.
    Eşanlam:  dokurcun; gümül
    İngilizce rick; stack
    Fransızca meule, f
    Almanca Heuhafen, m; Heuschober, m

yığıt

  1. Veri ögelerinden son gelenin ilk işlem görecek biçimde saklandığı öngörülen, veri ögeleri topluluğuna yeni gelen ögenin en üste eklenmesi veya en üstte bekleyen ögenin çekilmesi şeklinde iki işleme sahip bilgisayar veri yapısı.
    Eşanlam:  SGİÇ kuyruğu
    İngilizce last in first out data structure; stack; pushdown list; LIFO list; push-down queue
    Fransızca pile, f; liste refoulée, f; pile refoulée, f; pile LIFO, f
    Almanca Stapelspeicher, m; Kellerspeicher, m