stack
baca
-
Madencilikte cevher veya kömür damarı içerisinde oluşturulan her türlü yeraltı açıklığı.
İngilizce stopeFransızca chantier d'abattage, m; chantier d'extraction, mAlmanca Strosse, f
-
Ateşin, motorların yanma gazlarının, gaz oluşumuna yol açan tepkime atıklarının ortamdan uzaklaştırması için yapılan çelik, tuğla, betondan dikey yapı.
İngilizce chimney; smokestack; stackFransızca chemineé, fAlmanca Schornstein, m
istif
-
Belli ölçütlere göre farklı yüklerden oluşturulan yük yığını.
İngilizce stackFransızca gerbage, mAlmanca Stapel
tokurcun
-
Biçilerek veya yolunarak hasat edilen bazı bitkilerin bağlanarak demetler haline getirilmesi ve bu demetlerin 3-5 tanesinin birbirine destek yapılarla kurutmak amacıyla tarlada bırakılması.
Eşanlam: dokurcun; gümülİngilizce rick; stackFransızca meule, fAlmanca Heuhafen, m; Heuschober, m
yığıt
-
Veri ögelerinden son gelenin ilk işlem görecek biçimde saklandığı öngörülen, veri ögeleri topluluğuna yeni gelen ögenin en üste eklenmesi veya en üstte bekleyen ögenin çekilmesi şeklinde iki işleme sahip bilgisayar veri yapısı.
Eşanlam: SGİÇ kuyruğuİngilizce last in first out data structure; stack; pushdown list; LIFO list; push-down queueFransızca pile, f; liste refoulée, f; pile refoulée, f; pile LIFO, fAlmanca Stapelspeicher, m; Kellerspeicher, m